26 Mart 2009 Perşembe

Güle Güle Skibbe

Bayağıdır yazmıyorduk,Skibbe ile başlayalım diyorum....

Güzel adamdı son tahlilde,galatasaray'a gelen her güzel şey gibi gitti.
Bu gidiş sürecini analiz etmek lazım.Sadece çapsız ve basiretsiz yönetimle akbabalık kanına işlemiş medyanın marifetiyle olmadı bütün bunlar.Camia olarak hep beraber işleri bu raddeye getirip yolladık Skibbe'yi,tıpkı öncekiler gibi.

Şimdi ilk önce Skibbe'ye çakmakta birincil joker olarak kullanılan şu "tarihin en iyi kadrosu,süper oyuncular" martavalını ele alalım.Madem bu kadro bu kadar iyi,bir referans noktası belirleyelim,onunla birer birer karşılaştıralım şu muhteşem kadroyu.
Yok yok,2000 kadrosuna falan bakmayacağım, o kadar uzağa gitmeyelim, geçen sene şampiyon olan kadroyla kıyaslayalım. Kimler geldi geçen seneden bu seneye? Büyükbaşları ele alacak olursak;De Sanctis,Meira,Kewell ve Baros.

2-3 maçta bir hatalı gol yiyen kalecimizi(Ah Aykut sana da yazık ettik) ve aynı şekilde takıma faydası kadar zararı dokunan Meira'yı artı hanesine yazamıyorum ben izninizle.Baros'a gelecek olursak,tartışmasız iyi oyuncu takıma faydaı büyük,ancak giden Hakan Şükür'ün takım içindeki "rol"ünü doldurduğunu söyleyebilir miyiz? Geçen sene son 5 haftada takımdaki dayanışmayı sağlayan "kaptan"ın bu seneki belki de en büyük eksik olduğu düşünülürse Baros-Hakan terazisinde kim daha ağır basıyor,ben bu soruya net bir cevap veremiyorum. Geriye ise fark yaratan tek bir isim kalıyor, Kewell. Olağanüstü bir oyuncu,büyük bir profesyonel gerçekten ve takıma kattıkları tartışılmaz.Lâkin kendisininde yıllardır süren sakatlıklarından ötürü 90 dakikalık kondisyona sahip olamadığını ve bir yandan da sakatlık dolayısıyla birçok maçta oynayamadığını görmezden gelemeyiz. Ama yine de bu yılın hatta son yılların en bomba transferi olduğu gerçeği değişmiyor.

Bitti mi kıyaslamamız? Hayır bitmedi.Geçen sene takımı şampiyonluğa taşıyan isimlerden ikisine bakalım:Barış ve Mehmet Topal. Bu sene ilk yarı boyunca neredeydi bunlar?Bildiniz,sakattılar ve koca devreyi hemen hemen boş geçirdiler.Mehmet Topal ikinci devrenin de büyük bölümünde yer almayacak. Keza Emre Güngör, sakatlıktan dolayı totalde en fazla 10 maç oynamıştır.

Şimdi durum bu iken, totalde geçen sene "mucize" diye tabir edilen bir şampiyonluk kazanan kadrona Kewell harici büyük bir katkı olmamış ve geçen senenin takıma dinamiz katan genç isimleri bu seneyi revirde geçirmekte iken siz sevgili cimbomlular, "süper kadro,yürüye yürüye şampiyon olur" martavalına nasıl kanarsınız? Bu kadroya son 7 yıldır ilk defa Avrupa'da başabaş deplasman maçları çıkartabilecek bir futbol anlayışı aşılayan adamı neden bir kere bile tribüne çağırmaz bir kere bile takdir etmezsiniz?

Yönetimden bahsetmeye gerek bile yok, kendi getirdikleri hoca'nın arkasında bir kere bile durmayan, ligde aldığı ilk mağlubiyette(evet ilk mağlubiyet) yardımcılarını kovan,üzerine Kalli'yi getiren bu güruha ne desem az. Skibbe çok bile kaldı belki.
Akbabalar ordusu spor medyasından da uzun uzun bahsetmeye gerek yok,su basmanı seviyesinde yayın yapan bu ahlaksızların da hocanın gidişinde rolü var şüphesiz ama onların cibilliyetleri bunu gerektiriyor, onları böyle kabul ettik,gerisini ciddiye alanlar düşünsün.Bu arada Skibbe'ye yaptıklarının aynısını şimdi Bülent'e yapıyorlar, o konuya da ayrıca değinmek lazım.

Ama işte taraftarı ve camiayı affedemiyorum ben bu süreçte. En son hangi yılda bir Avrupa deplasmanında Hertha Berlin veya Benfica maçtaki oyunu gördünüz?Hatırlayanınız var mı? Neden bu oyunda hocanın rolünü hep gözardı ettiniz?Çok efendi ve mütevazi olduğu için mi? Saha içinde ve basın toplantılarında megalomanca davranmayıp centilmenlikten hiç taviz vermediği için mi? Sahada hata yapan futbolcusuna bir kere bile "ben adamın a.na korum" bakışı atmadığı için mi?Ben şimdiden sormış olayım bu soruları zira bu kafayla siz ileride çokça soracaksınız.

Herneyse,yazdıkça içim acıyor, uzun bir aradan sonra ilk defa bu kadar ümtli olduğum takımımın 1 ay içinde göz göre göre dibe vuruşunu görmek insanın içini karartıyor."Skibbe seni haketmedik,üzgünü" demiş bir arkadaş,çok güzel söylemiş. Harika bir Skibbe analizi,okuyun derim.

Hataları yok muydu Skibbe'nin? Çok ama çok...
Ama onlar başka bir yazının konusu olsun,daha yazacak çok şey var zaten Büyük kaptan var,Lincoln var,varoğlu var....
Yolun açık olsun Skibbe...